19 Kasım 2019
  • İstanbul10°C
  • Ankara-1°C
  • Aydın11°C
  • İzmir13°C
  • Denizli9°C
  • Muğla6°C

AŞÇI CEMAL

Orhan ERDEM

02 Kasım 2019 Cumartesi 00:00

Bugün “Sevgi yolu” diye bilinen cadde, eskiden “Kazım Karabekir Caddesi” olarak anılırdı. Aydın’ın önemli iki caddesinden biriydi. Bankalar, belli başlı oteller, lokantalar, manifatura ve mefruşat mağazaları buradaydı. Bugünkü Metin Taş eczanesinin tam karşısı Aşçı Cemal Gökçe’nin aş eviydi. Tabelasında “Cemal Gökçen Aşevi” yazardı. 50 yıl önceki halini bugün gibi hatırlıyorum, mütevazi bir lokantaydı.

Ben bu caddede bir esnaf çocuğu olarak büyüdüm ve ticareti öğrendim. O yıllarda şehirlerarası seyahatlerde tren tercih edilirdi. Aydın tren garı günün her anında büyük hareketlilik yaşardı. Bu canlılık gece saat 22.30’a kadar sürer giderdi. Son İzmir-Denizli otarayı’nın hareketine kadar, İstasyon meydanı ve Kazım Karabekir caddesi, yoksul gariplerin gezdiği yerdi.

Cemal Gökçen Aşevi’nin sahibi Cemal amca tonton bir adamdı. Neşeli, dünyaya boş vermiş bir hali vardı. Sanki dünya umurunda değildi. Çoluk çocuğu yoktu. Hayattan beklediği bir şey yoktu herhalde. Aşevi çok küçük bir mekândı. Masalar dışarıda dururdu. İçeride sadece tek bir masa vardı. Aşevinde, çevredeki garibanlar yemek yerdi.

Müşterileri hamal, işsiz güçsüzler, çevredeki kunduracı, terzi çırakları olurdu. Çoğu zaman “Cemal amca param yok” diyerek karınlarını doyuranlara kızmaz; “kazanamadın mı len?” der, bir de teselli ederek uğurlardı.

Cemal amca dini bütün bir adamdı. Ezan okununca, komşularına laf atarak cami yolunu tutar, ibadetin neşesini yoldaki insanlarla, camiye gitmeyen esnafla peşin peşin paylaşır, güleç tonton haliyle mendilini elinde bayrak gibi sallayarak, namaz kılanları toplayıp, sürra alayı gibi camiye giderdi. Bu haliyle İslamiyet’in hoş görüşünü o temsil ederdi. Küçük bir aşevi işletmecisiydi ama çarşıda itibarlı sözü sohbeti dinlenen müstesna bir insandı.

Eskiden insanlar bu kadar maddiyata bağlı değildi. İtibarlı olmak başka, zengin olmak başkaydı. Toplum nice zenginlerin yüzüne bakmazdı. İnsanlık parayla satılmazdı. “İtibar kırk yılda kazanılan, ama bir gecede kaybedilen bir değer” olarak bilinir, itibara haysiyete titizlik gösterilirdi.

Zaman aynı zaman, değişen bizleriz; değer yargılarımız ve insanlarımız. Cemal amcalar artık yok. Belki varlar ama biz bilmiyoruz. Cemal amcalardan arta kalan sadece bir hoş seda. Ne mutlu, bu hoş sedaya talip olanlara..

Ruhu şad olsun!

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.