Behruz FARUKOĞLU

Behruz FARUKOĞLU

Devlet babadır

Aziz ve Böyük Türk Milletim.

Türk Devlet geleneginde Devlet Babadir.

Baba olarak da vicdani ve adalet duygusunu temsil eder.

Vatan ise Anadir. Bagrinda millet adi verilen evlatlarini barindirir.

Vatan ana, ana muhabbetiyle yavrularini din,kültür, örf, adet, tarih, dil sütüyle korur , böyütür.

Millet ise Vatan ananin bagrinda olgunlaşir.

Bu ailenin Reis i durumunda olan devlet baba milletin teşkilatlanmiş halidir.

Millet geniş bir aile olarak babaya itimat ve inançla baglanir, teslim olur.

Türk Milletinin bu şuur içinde DEVLET BABA DAHA İYİ BİLİR, diyerek bu sözü parola haline getirmişdir.

Devlet baba kendisine üsyan eden evladini döver de, cezalandirarda.

Fakat suçlunun yaninda suçsuzun da yanmamasina dikket etmeli.

Devlet babanin işini yürütecek insanlar ateşten gömlek giymişler demektir.

Adaleti saklamak ve dürüst olmak zordur.

Devlet, Vatan ve Millet mefküresini halkin zihninden kaldirdiginizda savunma zirhi çöker, ireleyiş durur.

Devlet adil olmali, Devlet babanin ve Vatan ananin yolunda millet feda olmali.

İşte bu şuurla Fethler yapildi, işte bu .uurla şehitler verildi.

Bu şuurla Alp Arslan Malazgirt te Bizansi yendi, Anadolunun kapilarini açti.

Kiliçarslan u şuurla Haçli ordusunun karşisina direni, Bu şuurla Fath İtanbulu feth etdi, Bu şuurla Çannakalede Dastan yazildi.

Bu şuurla 1918 de Bakü Feth edildi Azerbaycan Türk Devleti kuruldu, işte bu şuurla Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşini kazandi ve Türkiye Cumhuriyyetini kurdu.

Evet Efendiler şimdi geleyin bu günümüze.

Bu gün bile Devlet dediyimiz Baba devlette görev verdiyi memurlar ve devlet adamlari bu yukarida yazdigim Devlet milli mefküreniu bilirmi? Bilirse bence çok az bir hissesi bu duyguda ola bilir. Olsa da Harb de ve istihbarat teşkilatlarinda ve Emniyyatda müayyen bir adamlar biler.

Ne için ? desek cavab besit- çünki bu gün Devletlerimizde ( ben Türk Devletlerinden deyirem) son 20, 30 yilda devlette gpreve getirilen kişlerin kimisi biznesmen, kimisi ticaretçi, millet vekilleri çoksu savadsiz, hetta yabançi devlet istihbaratlarina parayla ve ya getirildiyi göreve göre çalişan, onlarin çikarlarin hizmet eden memurlar, Savadsiz elmi olmuyanlar Egitim bakanliginda , milli mefküresi olmuyanlar sa , Milli mefküresi olanlarin üstünde , müdürü olarak çaliçirlar.

Milli mefküresi olmuyanlar devlette ancak rüçvet yikar, devletin büdcesini çalar, oturdugu megamida zay eder, o saheni batirar.

Teroristlerle daglarda poz verenler, teroristlere sayin diyenler teroristlerin siyasi ayagi olanlar da, devlete ve millete düşmenlik edenler Milli meclisde , TBMM devletin verdiyi maaşla halkin vergisinden aldigi maaşla Devlete dil uzadir, devleti eyaletlere bölmek, Devlete ve millete hayinlik edenlere sayin diyenler, Devletin çikarlarina karşi ters laflar söyleyenler, milleti aşagiliyan memurlar , varsa ve bunlarin Devlet Baba cezasini vermeli, baş kaldiranin başindan etmeli, dizi olana diz çökdürmelidi.

Devlet baba bu adamlara verdiyi ve getirdiyi ne varsa her şeyini almali sert cezalandirmalidir.

Tokunulmazlik tek Tanriya aittir, tokunulmaz ve evez edilmez insan yokdur, devlet her kese tokunarda, evezde eder.

DEVLET BABA DAN FERMAN GELERSE , İSTER ŞAH OL , İSTER PADİŞAH KELLEN GEDER. Eski Türk atalar sözü.

Genclerimize ve halkimiza bakiram son zamanlar, o Atalarimizin kudreti, azameti, milli mefküresi, duruşu ve cesurlugundan demek olar ki, az bir derecede bu hissler kalmiş.

Bunu gördükde bir revayet yadima düşür.

KÖLELEŞME.

Günün birinde tovukun yattigi yerine bir yumurta düşür, tovuk etrafa bakir bir de yumurtaya amma görür ki, yumurta kendi tovuk yumurtasina okşamir, Yazik demiş , kim bilir annesine ne oldu da üzerine yatamadi.

Annnelik içgüdüsüyle onu da kanatlari altina almiş.

Gün gelmiş yumurtadan civciv ( cüce) çikmiş, çikan bu civciv kendi civcivlerinden farkliymiş, OLSUN DEMİŞ, bir az farkli amma bende yene kanatlarim altina aliram.

Onu diger civcivlerle beraber tam bir tovuk kimi yetiştirmiş. Anne tavuk her gün nerelere gideceklerini , nerede ne yiyeceklerini ,nelere dikkat edecekleri konusunda civ civlere egitim verirmiş, bütün civcivler purdikkat kendisini tovuku dinleyib itaat ediyormuş, ancak diger civciv bir türlü kabina sigmiyordu. Anne tovuka sürekil uçmagi, et yimeyi istermiş. Bu durum anne tovuku çok şaşirmiş, gunler bir birini kovarken bizim civciv iyice tuhaf olmuş, böyümüşdür.

Kanedleri uzanmaga, penceleri çikmaya başlamiş ancak anne tovuk hele bizim civcive imkan vermemiş ve uyanamamiş.

Bir gün sahada tüm civcivlerle gezdiyinde gökten bir kartalin gezdigini görmüş., İşte size anlatacagim en tehlikeli düşmanimiz demiş tovuk ve hemen hine ( kümese) kaçin demiş. Hepsi kaçmiş amma bizim civciv gökden gelen kartala kafa tutmuş, gökten gelen kartal civcivin tipinden hayli şübhelenmiş.

Sen ne biçim tavuk yavrususan demiş, O, bu soruyu anlayamamiş, Kartal bakmiş civcive bu nasil dimik ( gaga) bu tirnaklar düpedüz, pence !

Senin ne işin var bu tovuklarin arasinda? Diye eklemiş. Bizim civciv de – olurmu ben düpedüz tovuk yavrusuyam, bak o içerideki annenin, beni o yumurtati, gözümü onun kuluçkasi altinda açtim, günlerdir bana bakir.

Kartal – senin canin hiç et yimek çekirmi?

Civciv- nasil çekiyor bir bilsen, hemde her gün. Ancak annem bu halimi tuhaf karşilayir beni azarlayir.

Kartal- üçmak istemiyormusun?

Civ civ- Ah Ah hemen hemen her an.

Bunun üzerina kartal iyice ikna oldugunu anlayinca , Gel evladim! Sen düpedüz bir kartal yavrususan, melum ki yuvadan düşmüşsen, bir tavukda aldi seni yetişdirdi.

Aradan yillar keçmiş, bir köyün üstünden gecerken kartal yavrusunun gözleri dölmüş . Yaninda uçan kartal sormuş - Ne o eski tavukluk günlerinmi hatirladin üzüldün mu?

Kartal yavrusu- hayir üzüldüyüm o deyil.

Ne peki?

Kartal yavrusu- Bak efendim çok şükür ki, karşima benim kimi bir kartal çikti, ve ben kendimi gördüm. Bir tavuk kimi yetişmedim.

Sinik, korkak, silik bir hale gelmiştim. Özümü benliyimi unutmuştum. Şimdi özümü , benliyimi hatirladim. Ya ömrü boyunca karşisina bir kartal çikmayib kendisini tovuk yavrusu olarak görenlere ne demeli?

İşte onlarin halini düşündügüm için üzüldüm ve agladim demiş.

Evet efendiler biz genclerimizi kim olduklarini, Türklüyünü, Dedelerini, Tarihini, töresini, Dilini, kültürünü, nasil cesur bir Türk soyundan olmasini, zamaninda Dünyayi dize getirmiş Devletler, İmperiyalar kurmuş bir onurlu bir milletin evladi oldugunu öyretmeliyik, bilgilendirmeliyik, son 100 yuz yilda düşmenlerimizin bize karşi hiylegerce açdiki savaşla, Egitim sistemimizden milli düşünceleri, Tarihimizin şanli sehfelerini çikardim Bati medeniyyeti adindan genclerimizin Ruhunu zeherlemişler, son zamanlarda Din altinda terikkatlar, tekkeler, mesehblerle Genc Türklerimizi Türklüyünden koparmişlar. Milli mefküresini, kimliyini itirmişleride Devlette kendileri bildikleri yerlere yerleşdirib , kendilerine kul olarak çalişdirmişlar.

Beyler bu konu her bir Türk Devletlerine ve Türk toplumunda kirmizi çizkimizdir. Bizi Azerbaycan, Özbekistan, Kazaxstan, Türkmenstan, Kirgizstan devletlerini Ruslaşdirmişlar, Türkiye Cumhuriyyetinide Amerikan ve Batilaşdirmişlar.

Bu konu biz Türklerin Var olmak ya Yok olma , ya köle olmak, yaltak, satkin, Hayin, korkak, ya da Dedelreri kimi cesur, agilli, elmli, korkmaz, Vatani Ana bilib canini feda veren, Devlet Baba sözünü tutan gencler yetişdirmeliyik.

İnanin bele gencler çok oldukca Devletimizde Milletimizde güclenecek, Türklerin Bir olmasinida sakliyacaklar.

Saygilarimla Reis Difai.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum